01/08/2013, Saat: 03:18
Ben saat meraklısıyım, ancak "marka" meraklısı değilim Lord. Sahip olduğum tüm saatler şunlar:


İçlerinde en çok severek kullandığım saat Zenith değil, Tissot da değil, UHR. Daha önce duydun mu bu markayı?
Saatin kadranı çok önemlidir, saati oradan okuruz her daim. Aynı şekilde kasası ve boynuzları da önemlidir.. Ancak önemli olan başka bir şey daha var: mekanizması (yani tekniği..)
Ben birçok Orient Star modeline ölüp bittiğim halde sırf gürültülü rotorlarından dolayı yaklaşmadım hiçbirine. Aynı şekilde benim için yeryüzündeki en güzel saat Grand Seiko Hi Beat'dir, fakat mekanizmasına bakınca rotor ile köprüler arasında bir uçurum gördüğüm için hayallerimin saati değildir o saat. İleride o saati alacak maddi gücüm olsa dahi sırf mekanizmadaki o çarpık mimariden ötürü saati alıp almamakta herhalde büyük tereddüt yaşarım ve büyük ihtimalle de almam. Umarım ileriki modellerinde bir revizyona giderler..


İçlerinde en çok severek kullandığım saat Zenith değil, Tissot da değil, UHR. Daha önce duydun mu bu markayı?

Saatin kadranı çok önemlidir, saati oradan okuruz her daim. Aynı şekilde kasası ve boynuzları da önemlidir.. Ancak önemli olan başka bir şey daha var: mekanizması (yani tekniği..)
Ben birçok Orient Star modeline ölüp bittiğim halde sırf gürültülü rotorlarından dolayı yaklaşmadım hiçbirine. Aynı şekilde benim için yeryüzündeki en güzel saat Grand Seiko Hi Beat'dir, fakat mekanizmasına bakınca rotor ile köprüler arasında bir uçurum gördüğüm için hayallerimin saati değildir o saat. İleride o saati alacak maddi gücüm olsa dahi sırf mekanizmadaki o çarpık mimariden ötürü saati alıp almamakta herhalde büyük tereddüt yaşarım ve büyük ihtimalle de almam. Umarım ileriki modellerinde bir revizyona giderler..
Yakın tıraş gibisi yoktur..