SON OKUDUĞUNUZ KİTAPLAR
Ya artık kaçıncı kere gösterdilerse tvler


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Cevapla
(16/07/2019, Saat: 01:57)-mali Adlı Kullanıcıdan Alıntı: @Delidumrul  üstat
Filmini izlemiştim eskiden hatta çocuktuk o zamanlar annem konu komşu falan hatırlıyorum ağlatmıştı ahaliyi başrolleri Fatma Girik ve Hakan Balamir di sanki


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi

O filmi geçen sene izlediğimde Fatma Girik'e çok gülmüştüm. Yönetmen; "Fatma, bu filmde senin rolün panik halinde bir o tarafa, bir bu tarafa sürekli koşmak olacak" demiş galiba, hiç durmadı filmin başından sonuna.

Bu arada Yaşar Kemal'in "Üç Anadolu Efsanesi"ni de tavsiye ederim. İçinde Köroğlu, Karacaoğlan ve Alageyik söylenceleri yer almaktadır ve anlatımları filmlerden çok daha güzeldir.

ekleme: Yeni kuşak yönetmenlerin Yaşar Kemal hikayelerinden film çıkarmamaları nedense zoruma gidiyor. Sırf bu yüzden dayaklıklar Smile
Cevapla
Okumamışlardır bizde öyle okuyan derinliği olan sanatçı çok az. Hep kolaya kaçıyorlar.


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Cevapla
(16/07/2019, Saat: 12:49)-mali Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Okumamışlardır bizde öyle okuyan derinliği olan sanatçı çok az. Hep kolaya kaçıyorlar.


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi

Bir grup yönetmenimiz sanat filmi yapacağım diye kasıyor, diğerleri ise elit insanların ne kadar sıkıntılar içinde yaşadığını, ne kadar zor aşklar yaşadığını anlatan filmler yapıyor. Böyle olunca acıyorum zenginlere, şükrediyorum durumuma Tongue Fakiriz mutluyuz Tongue
Cevapla



Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Cevapla
(16/07/2019, Saat: 12:28)sfenks Adlı Kullanıcıdan Alıntı: O filmi geçen sene izlediğimde Fatma Girik'e çok gülmüştüm. Yönetmen; "Fatma, bu filmde senin rolün panik halinde bir o tarafa, bir bu tarafa sürekli koşmak olacak" demiş galiba, hiç durmadı filmin başından sonuna.

Bu arada Yaşar Kemal'in "Üç Anadolu Efsanesi"ni de tavsiye ederim. İçinde Köroğlu, Karacaoğlan ve Alageyik söylenceleri yer almaktadır ve anlatımları filmlerden çok daha güzeldir.

ekleme: Yeni kuşak yönetmenlerin Yaşar Kemal hikayelerinden film çıkarmamaları nedense zoruma gidiyor. Sırf bu yüzden dayaklıklar Smile

Üç Anadolu Efsanesini de okumuştum,
ve evet haklısınız bu kitaplardan muhteşem filmler çıkar. Hele ki 'ince memed' serisinden uzun metrajlı 8 bölümlük seri film çıkar Smile
https://www.facebook.com/pages/Pardus-Handcraft/875240639222477

https://www.instagram.com/pardushandcraft/

Cevapla
(16/07/2019, Saat: 18:46)Delidumrul Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Üç Anadolu Efsanesini de okumuştum,
ve evet haklısınız bu kitaplardan muhteşem filmler çıkar. Hele ki 'ince memed' serisinden uzun metrajlı 8 bölümlük seri film çıkar Smile

Var mı İnce Memed filmi çekecek babayiğit yönetmen, alnından öperim.
Cevapla
3 hikaye ve 1 tiyatro oyunundan oluşan güzel bir kitap...

"Al Yazmalım, Selvi Boylum" filmden daha güzeldi. Filmde olmayıp hikayede olan ise -bence en önemli kısmıdır- kişilerin ruh hallerini anlatabilmesiydi, film bunu verememişti.

Erken Gelen Turnalar'da ise savaşa giden babaların geride bıraktıklarının, yolunu gözleyenlerin (anneler, çocuklar) hikayesi.

Fuji-Yama ise bir tiyatro oyunu. Uzun süreden sonra bir araya gelen yılları devirmiş, bir yerlere gelebilmiş arkadaşların geçmişlerini, ihanetlerini ve hesaplaşmalarını okuyoruz.

"Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek" ise sert bir Jack London hikayesi okuyormuş hissi uyandırdı. Hikayede geçen köpek, gerçek anlamda köpek değil, bir tepenin adıdır.

a112805ae26ffee.jpg
Cevapla
Kitabın tanıtım yazısından alıntı:

Parti’nin dünya görüşü, onu hiç anlayamayan insanlara çok daha kolay dayatılıyordu. (...) Her şeyi yutuyorlar ve hiçbir zarar görmüyorlardı çünkü tıpkı bir mısır tanesinin bir kuşun bedeninden sindirilmeden geçip gitmesi gibi, yuttuklarından geriye bir şey kalmıyordu.

George Orwell’in kült kitabı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, yazarın geleceğe ilişkin bir kâbus senaryosudur. Bireyselliğin yok edildiği, zihnin kontrol altına alındığı, insanların makineleşmiş kitlelere dönüştürüldüğü totaliter bir dünya düzeni, romanda inanılmaz bir hayal gücüyle, en ince ayrıntısına kadar kurgulanmıştır. Geçmişte ve günümüzde dünya sahnesinde tezgâhlanan oyunlar düşünüldüğünde, ütopik olduğu kadar gerçekçi bir romandır Bin Dokuz Yüz Seksen Dört. Güncelliğini hiçbir zaman yitirmeyen bir başyapıttır; yalnızca yarına değil, bugüne de ilişkin bir uyarı çığlığıdır.

fe2b6ffe0cf49f2696ccf0a6867dba53.jpg

Mi Note 3 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
So far so good..
Cevapla
(03/10/2019, Saat: 17:03)ahbap Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Kitabın tanıtım yazısından alıntı:

Parti’nin dünya görüşü, onu hiç anlayamayan insanlara çok daha kolay dayatılıyordu. (...) Her şeyi yutuyorlar ve hiçbir zarar görmüyorlardı çünkü tıpkı bir mısır tanesinin bir kuşun bedeninden sindirilmeden geçip gitmesi gibi, yuttuklarından geriye bir şey kalmıyordu.

George Orwell’in kült kitabı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, yazarın geleceğe ilişkin bir kâbus senaryosudur. Bireyselliğin yok edildiği, zihnin kontrol altına alındığı, insanların makineleşmiş kitlelere dönüştürüldüğü totaliter bir dünya düzeni, romanda inanılmaz bir hayal gücüyle, en ince ayrıntısına kadar kurgulanmıştır. Geçmişte ve günümüzde dünya sahnesinde tezgâhlanan oyunlar düşünüldüğünde, ütopik olduğu kadar gerçekçi bir romandır Bin Dokuz Yüz Seksen Dört. Güncelliğini hiçbir zaman yitirmeyen bir başyapıttır; yalnızca yarına değil, bugüne de ilişkin bir uyarı çığlığıdır.

Mi Note 3 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Dün başladım ben de komşum
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: